“Allah'ın bir lütfu” derken bu anlamı ile kullanılır. Arapça kökenli olan lütuf kelimesi, eskiden beri toplumumuzda yaygın olarak kullanılıyor. Lütuf kelimesinin TDK'daki anlamı, önem verilen, ihsan ve yardım, sayılan birinden gelen bir iyilik anlamlarına gelir.
Lütfü ismi, Arapça kökenli olup "naz ve incelik" anlamına gelir. Aynı zamanda "hoş" ve "yumuşak huylu" anlamlarında da kullanılır. Lütfü ismi, kişiye zarif ve nazik bir karakter kazandırmayı simgeler ve genellikle sakin, dengeli ve hoşgörülü bireyleri tanımlar.
Allah'ın hayırlı işlerde kişiyi başarılı kılması anlamında kelâm terimi. Genel olarak iyilik ve lutufta bulunmak, bir işi en güzel şekilde yapmak, Allah'a ihlâsla kulluk etmek anlamlarında kullanılan bir terim.
Lütuf terimi, sözlükte, nazik olmak, yumuşak ve merhametli davranmak, ihsan ve muvaffakiyet anlamlarına da gelir. Buna mukabil olarak kavram, herhangi birinse iyilik etme ve yardımda bulunma anlamında isim olarak da kullanılır.
Mu'tezile Allah'ın yardımını lütuf kavramı ile izah eder. Lütuf, insanın mükellef olduğu sü- rece, ilahi yardıma mazhar olduğunu ifade eder. İnsan bir taraftan lütuf olarak gerçekleşen bir yardımla teklife muhatap olmakta, diğer taraftan özgürlüğünü koruyabilmektedir.
Lütuf kelimesinin TDK'daki anlamı, önem verilen, ihsan ve yardım, sayılan birinden gelen bir iyilik anlamlarına gelir. Toplum arasında yaygın olarak kullanılan bir diğer anlamı ise, Allah'ın istediği, verdiği, iyiliksever olma gibi anlamlardır.
Lütfullah ismi olarak doğrudan Kur'an'da geçmez; ancak, Kur'an'da Allah'ın sıfatları arasında "lütf" anlamına gelen ifadeler bulunur ve Allah'ın merhametini, şefkatini ve kullarına olan ihsanını yansıtır.
Lütfi ismi doğrudan Kur'an'da geçmeyebilir; ancak, köken aldığı “lütf” kelimesi ve türevleri Kur'an'da Allah'ın sıfatlarından biri olarak geçer ve Allah'ın kullarına karşı gösterdiği lütuf ve keremi ifade eder.
Yumuşaklık, okşamak. Güzellik, hoşluk. İyilik, iyi muamele.
Allah büyük lütuf sahibidir. Bu, Allah'ın dilediğine verdiği fazl (lütuf ve ihsan)ıdır. Allah, büyük fazl sahibidir. İşte bu (peygamberlik), Allah'ın fazlıdır; onu dilediğine verir.