Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek anlamına gelir. Bu kelime genellikle kast etmek şeklinde yanlış yazılmaktadır. Doğru kullanımı kastetmek şeklinde olmalıdır.
20.yüzyılın ilk yarısında literatüre giren kastetmek, bir şeyi söylemek ya da belirtmek istemek demektir. Kastetmek, zarar vermek ve bozguna uğratmak manasında da kullanılır.
1. Bir amaç güderek bir işe girişmek, niyet etmek: Râgıb o kadar çüst benim esb-i hayâlim / Kasdetse erer menzile peyk-i nazar-âsâ (Koca Râgıb Paşa). 2.
Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. (2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır.
sanmak, zannetmek; düşünmek; demek, söylemek; demek istemek; kastetmek.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, kelimenin asıl yazımı “Kast” değil “Kasıt”tır. Ancak kelimeye “ı” ile başlayan bir harf geldiğinde aradaki '-ı' düşerek kelime “kasdı” şeklin- de yazılmaktadır. 6 Bu bakımdan madde başlığında “kast” kelimesinin kullanılması yanlıştır. Doğru kullanım “kasıt” olmalıdır.
Kâşif ya da bulucu, var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran, keşfeden kimsedir. Daha çok coğrafi keşifleri yapan kişiler için kullanılmaktadır.
1. Almak, zaptetmek: Ol elden çıkmış mülkü kabz eylegil dedi (Darir).
Benzer, eş, denk, "Emsal teşkil etmek" mesela, misal (örnek) kökünden gelir. anlamı (manası) başka davalara, olaylara, vukuatlara örnek, denk veya benzeri alınıp etüd taslak veya baz alınabilecek türden olabilecek herşey hukuki terim kapsamında.
Kelime anlamı itibariyle Türkçede Leşker sözcüğü asker şeklinde ifade edilir. Özellikle Farsça üzerinden bu dile sahip olan ülkelerde askerler Leşker kelimesi ile adlandırılır. Aynı zamanda bütünü ile ele alındığı vakit Ordu yine bu kelime üzerinden farklı zaman dilimlerinde ifade edilir.