birisini aslinda yapmak hususunda emin olmadigi bir konuda ikna etmek.
tdk'daki anlamı çok sinirlenmek olan deyim. ama gerçek hayatta çok daha ötesini hissettiriyor insana. çok sinirlenmekten ziyade hayatı sorgulamak, üzülmek, çaresiz kalmak, öfkelenmek, bir şey yapamamak gibi daha çok. sanki birinin size, çok ağır küfür etmesi sonrasında hissettiğiniz duygu gibi...
Az, önemsiz ve küçük de olsa, gücü yettiği kadar, elinden geldiğince. “Caminin yapımına karınca kararınca o da katkıda bulunmaya karar verdi.”
1) yüz ve huy, anne veya baba tarafının yüzüne ve huyuna benzemek; 2) akrabalar birbirlerine yakınlık duymak.
Kaniama Harpactorini oymağına bağlı bir böcek cinsidir.
''Kanmak'' kökünden türetilmiş olan kanı kelimesi, düşünce, idea ve fikir anlamına gelir. Kelimenin fiil hali ''kanıya varmak'' şeklinde yazılır. Örnek: ''Bu kanıya tam olarak nasıl vardın?'' Günümüzde sıklıkla kullanılan kanaat kelimesi de kanı sözcüğünden türetilmiştir.
donakalmak, çok şaşırmak.
Eylem. saygı göstermek için oturma durumundan ayaküzeri durumuna geçmek. harekete geçmek: O gün yer yerinden oynadı, bütün İstanbul'a ayağa kalkmıştı. - Hıfzı Topuz.
Kanıksamak kelimesi, Türk Dil Kurumu içerisinde; çok tekrarlama nedeni ile etkilenmez olmak, duruma alışmak manasında açıklanır. Bir diğer manasını da; bıkkınlık getirmek, ya da usanmak şeklinde açıklanmıştır.
Belasını aramak, kendisinin öldürülmesine yol açacak bir davranışta bulunmak. “Kanına mı susadın sen, o katilin üstüne böyle gidilir mi hiç!”