Çıpa, çapa, demir veya lenger, denizcilikte herhangi bir deniz taşıtını istenilen bir yerde sabit tutmak için suyun dibine bırakılan, iki veya daha çok kanca şeklinde kolu bulunan, uzun bir zincire veya kabloya bağlı, genellikle metalden yapılmış alet.
Lafı çok uzatmaya gerek yok. Sonucu tekrarlayalım: İster denizde olun, ister tarlada, hepsinin adı “çapa”. Çıpa diye bir şey yok. Çapanın kendisine demir de denir ancak terminolojide “demir atmak” deriz, “çapa atmak” denmez.
Gemi çapası, denizcilikte gemilerin demir atmalarını ve güvenli bir şekilde durmalarını sağlayan önemli bir donanım parçasıdır. Genellikle geminin alt kısmına monte edilen bu ağırlıklı metal parça, dengeyi artırarak dalgalı denizlerde stabilite sağlar ve demir atma işleminde kullanılır.
Portekiz, İspanyol ve Venedik denizcileri de benzer kelimeler kullanır- lar. Denizcilerimiz bu kelimeyi demirin çipo kolundan esinlenerek çıpa olarak kullandıklari gibi çapa da derler. Çapa aynı zamanda bahçe beline de verilen isimdir. Biz, bu yüzden yazılarımızda çapa yerine çıpa kelimesini kullanmayı tercih ettik.”
Standart olarak ULTRA Çapalar 5kg-360kg aralığında imal edilir. Daha büyük çapalar ise sipariş ile imal edilebilir. Avrupa'nın en iyi malzemesi kullanılarak deneyimli mühendisler tarafından imal edilen ULTRA Çapalar normal kullanım koşullarında ÖMÜR BOYU garantilidirler.
Nışan-ı Osmani: Sultan Abdülaziz Han tarafından 1862'de ihdas edilmiş olup, devlet hizmetinde üstün başarı sağlayanlara verilirdi. Çapa, Osmanlı denizciliğini temsil eder.
“İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa” üniversitesi Tıp Fakültesi (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi), “Trakya” Üniversitesi Tıp Fakültesi, “Bursa Uludağ” Üniversitesi Tıp Fakültesi gibi tıp fakülteleri İstanbul Tıp Fakültesi bünyesinden kurulmuştur.
Konjenital ağrı duyarsızlığı ve anhidrosis (CIPA), erken çocukluk döneminde görülen, oldukça nadir, ağrı duyarsızlığı ile karakterize otozomal resesif bir otonom nöropatidir. Olguların tümünde doğumdan itibaren ağrı duyusu yoktur.
Gemilerde kullanılan büyük boydakilerine göz demiri de denir. Yatlarda kullanılan boydakiler genellikle döküm olarak inşa edilir, paslanmasına engel olmak amacıyla sık sık boyanması gerekir. Küt tırnakları sebebiyle yüksek bir tutunma kapasitesine sahip değildir, daha çok ağırlığı ile tutunur.
Devasa yük gemilerinin denizin içinde kalan bölümlerinin taşırdığı suyun ağırlığı her zaman geminin ve yükünün toplam ağırlığından büyüktür. Bu nedenle yüzerler.