Bu yorumlar genellikle âfâkın “dış dünya ve madde âlemi”, enfüsün ise “insanın iç dünyası ve ruh âlemi” olarak anlaşılması gerektiği noktasında birleşmektedir.
Dilimize Arapçadan geçmiş olan enfüs kelimesi, nefis kelimesinin çoğul halidir. Nefs şeklinde de yazılan nefis, kişinin öz benliği anlamına gelir. Enfüs ise benlikler ve nefsler manasında kullanılır.
Arapça kökenli bir sözcük olan enfüs kelimesinin ilk anlamı nefisler ve bedenlerdir. Gözleme ve çıkarıma dayalı tüm öznel fikirler, enfüsi olarak nitelendirilir.
Âfak ve enfüs, birbirine mukabil olarak kullanılan iki kelimedir. Âfak, insanın dışındaki âlemi, enfüs ise insanın kendisini ifade eder.
Değerli Kardeşimiz; Afaki; haricî âleme ait, enfüsi ise insanın kendine (bedenine ve ruhuna) ait olan demektir. Allah'ın vahdaniyetine yani birliğine insanın ve sahip olduğu organların, duyguların delil olmaları enfüsidir.
53- سَنُرِيهِمْ آيَاتِنَا فِي الْآفَاقِ وَفِي أَنفُسِهِمْ “Onlara ayetlerimizi âfakta ve enfüste (kendi nefislerinde) göstereceğiz.”Âfakta ayetlerin gösterilmesi, -Hz.
ÂFÂKÎ Mekke'nin etrafındaki "mîkat" denilen noktaların sınırladığı bölgenin dışında ikâmet eden kimselerdir.
Delil, aranılan gerçeğe ulaştırabilen iz, bir şeyin hakikatini ispat eden belge demektir. İnsanın kâinat içindeki her bir varlıkta gördüğü delillere “afakî”, yani “harici/dışsal”; kendi şahsında aklen, vicdanen gördüğü ve hissettiği delillere ise, “enfüsî”, yani “dahili/içsel” delil denir.
enfüsi teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı
(Osmanlı Dönemi) Bir kimseye mahsus görüş ve düşünüş.
Efe ismi, anlam bakımından da mert, yiğit ve cesur kişi olarak açıklandığı gibi karakter özellikleri de bu şekildedir.