buna çemçük çeneli de derler. çene gereğinden büyük ve kabadır, ve konuşmayı da etkilemesi şarttır. hatta leman da, burlarda çemçük çeneliye kız vermeyiz esprisi de yapılmıştır ki mantık olarak doğrudur. kimi yerlerde kısaca "kemçük" veya "kepçük ağızlı" olarak da bilinir, söylenir.
şöyle ki, amasya yöresinde, çirkin kız; giresun ve gümüşhane yöresinde, eğri, biçimsiz; sivas yöresinde ise alt çenenin ileride olması durumundan kaynaklanan ağız yapısını ifade etmek için kullanılır. daha ziyade kemcuk ağız veya çemçük ağız diye kullanılan bir tanımlama.
ѻ Kapçık ağızlı: Geveze. birl. i. Kuru ve sert kabuğu ile kaynaşmış, bir evcikli, tek yumurtacıklı katı meyve: “Kestâne bir kapçık meyvedir.”
aycicek yagi yapilirken kullanilan ay cekirdeklerinin kabuklari yakacak olarak kullanilir. icleri bosaldiktan sonra v harfi seklinde acik kalan bu kabuklara kapcik denilir. hep acik kalirlar. bu nedenle cok konusan, bos konusan insanlara "kapcik agizli" denilir. kulaga agir bir kufur gibi gelse de aslinda sadece geveze ...
"Kapçık ağızlı" deyimi, dudakları ince veya büzülmüş olan kişiler için kullanılan bir tabirdir. Genellikle olumsuz bir anlam taşır ve alaycı veya esprili bir şekilde kullanılır. "Kapçık" kelimesi, "ince" veya "dar" anlamlarına gelen bir sıfattır. "Ağızlı" ise "ağza sahip" anlamına gelir.
-Abe susak ağızlı! deyiminin öznesi ... Susak ağızlı ; boş boş konuşan, sersem anlamına geliyor.
tam olarak ne zaman olduğunu bilmeyeceğimiz kadar eski zamana dayanan ayrışmalara lehçe denir. tarihsel olarak ne zaman ayrıldığı belli olan, bazı şekil ve ses ayrılıkları içeren ayrışmalara şive denir. ağız ise bölgeden bölgeye değişen ufak söyleyiş farklılıklarıdır.
zayıf, çirkin demekmiş.
Kemçik, üçgen şeklinde olan şeylere söylenir. Kemçik ağızlı, kemçik suratlı ya da kemçik tarla. "Kumaşı kemçik kesildiğinden etek yamuk dikildi" gibi. alt çenesi üst çenesinin önünde, öne doğru çıkık olana denir.
et- (T.): Nispet yapmak, imrendirmek (EYSV. 1). ad vur- (T.): Ad koymak, isim vermek (EYSV. 2). afaġannar bas- (Ar. + T.): Sinirlenmek, canı sıkılmak (EYSV. 2). afur küfür et- (Ar. + T.): Öfkeyle ağzına geleni söylemek (EYSV. 2).