islam öncesi türk devletlerinde hükümete verilen isim. ayukı eski türkçede bakanlar kurulu anlamına gelmektedir. aygucı(üge) ise bu kurulun başkanıdır.
Eski Türk devletlerinde Ayuki hükümet anlamına gelmekteydi. Hun İmparatorluğuna kadar dayanan bir kökeni bulunmaktadır. Daha sonraki dönemlerde de farklı Türk Devletlerinde de kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde de anlam olarak Eski Türk Devletlerinde hükümete verilen isim olarak geçer.
Eski Türklerde bakan konumundaki yüksek görevlilere “Buyruk”, başbakan konumundaki birinci vezire de “Ayguci” veya “Öge” denirdi. Buyruk, Eski Türklerde Kağan yardımcılarına verilen unvandır.
Ayukı (Hükûmet): Devlet işlerinin yürütülmesini sağlardı. - Hükûmetin başında aygucı veya üge adı verilen bir görevli bulunurdu. - Asya Hunlarından itibaren Türklerde hükûmet üyelerine buyruk (bakan) denilmiştir. Şad: Hanedan üyesi komutanlara verilen isimdir.
Nedir bu ayyuk diye merak edenlere: Ayyuk Arapça bir kelime olup "Auriga" yani Arabacı Takım Yıldızının en parlak yıldızı olan Capella'yı işaret eder. Ayyuka çıkmak da "en zirveye, en üste çıkmak"anlamına gelir.
Devlet ile ilgili yönetim ve kararların alınması ve bu kararların uygulanması noktasında, devlet yetkililerin bulunduğu bakanlar kurulu olarak da bilinir. Bu anlamı ile beraber eski Türk devletlerinde oldukça önemli bir yere sahiptir.
Hazine uzmanı; periyodik likidite ihtiyaçlarını değerlendirmek, fon kaynaklarını belirlemek ve sermaye piyasalarına para yatırmak suretiyle şirketlerin kârlılığını artırmasına yardımcı olan nakit yönetimi uzmanıdır.
İskitler, ya da daha çok bilinen diğer adıyla sakalar ilk Türk Topluluğu kabul edilmektedir. Tarihçilere göre İskitler, Türkleri oluşturan "Turanaid" yani ön Türkler kavminin mensubudur.
Bu imparatorluklar sırasıyla Büyük Hun, Batı Hun, Avrupa Hun, Ak Hun, Göktürk, Avar, Hazar, Uygur, Karahan, Gazneliler, Büyük Selçuklu, Harezmşahlar, Altınordu, Timur, Babür ve Osmanlı şeklinde. Buraya kadar sıralanan bilgilerin çoğu okullarda tarih derslerini dikkatli dinleyenlerce biliniyor.
Türkiye'de devletin “baba” olarak nitelenmesinin temelinde, kültürün bir uzantısı olarak iktidar-halk ilişkilerindeki yüksek güç mesafesi ve yönetici elitlerin yalnızca hiyerarşik üstler değil, aynı zamanda varoluşsal bir üstünlüğe sahip olan insanlar olarak görülmelerine neden olmaktadır.