Ya mukallibel kulûb! Sebbit kalbî 'alâ dînike. “Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Allah'ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl.” (Tirmizî, “Deavât”, 124)
Ey kalpleri istediği gibi evirip çeviren Allah'ım, bizim kalbimizi muhabbetine çevir... Gören ve duyan gönüllere şifa olması, Berat gecemizin hayrlara ve güzelliklere vesile olması duası ile...
"ey kalplerin tabibi, yardım et" anlamında bir dua. bülbül kasidesi'nde de geçer.
Sözlükte “yakınlaştırmak, birleştirmek, ısındırmak” anlamındaki elf (ülfet) kökünden türeyen müellefe ile kalbin çoğulu kulûb kelimesinden oluşturulmuş müellefetü'l-kulûb (müellefe-i kulûb) terkibi “gönülleri ısındırılan, yumuşatılan kimseler” demektir.
osman hamdi bey'in kaplumbağa terbiyecisi adlı eserindeki kapının üzerinde yazan anlamı da "kalplerin şifası sevgiliye kavuşmaktır" olan cümle.
Hastalanınca doktora müracaat etmek ve onun yazmış olduğu reçete ve direktifine göre hareket etmek ne kadar şirk ise, manevi doktorlar hükmünde olan veli zatlara müracaat etmek, onlardan manevi medet ve himmet beklemek de o kadar şirktir.
"ey yardım edebilecek durumda olan kişi, lütfen bana yardım et" anlamına gelen cümle. bulbul hoca'nın muazzam sesi ve yorumuyla dinlediğimiz ilgili kasidenin girişinde yer alır. sonu ise yardım et ey kalplerin doktoru anlamında medet ya tabib el kulub ile biter.
Ḳūtü'l-ḳulûb adlı eseriyle tanınan mutasavvıf. Fakr ve tevekkül konusundaki görüşleriyle tanınan sûfî. İlk sûfî müelliflerden, muhaddis. İlk devir sûfîlerinden, muhaddis ve müfessir.
Tabib-i Kulûb, yani “kalblerin tabibi” diyor ki: -Eğer, inançla, sonunda gerçek anlamda kurtulacağınıza inanarak bu hayat çerçevesine riayet ederseniz bir anlamda gerçek bir arınma yaşar, ya...
Dilimize Arapçadan geçmiş olan Mülahaza sözcüğü, ''lahz'' kökünden türetilmiştir. Lahz, öne sürülen görüş ve fikir anlamına gelirken, mülahaza derin derin düşünmek ve sonuca ulaşmak demektir.