Tedbir, işleri yerli yerine ve sonuçların hükümlerine göre uyarlamaktır. Yüce Allah, tüm varlıkların işlerini hikmeti ve iradesi doğrultusunda takdir eder. “Yudebbirul emr” varlıkların işlerini ince bir sistem ve derin bir hikmetle yürütür. “Yudebbirul emr” hükmeder ve hikmetiyle takdir eder.
İslâmî kaynaklarda inâyetin genellikle Allah'a izâfe edilerek inâyetullah şeklinde yaygın bir kullanımı bulunmakta olup bununla Allah'ın yardımı, lutfu, koruyup gözetmesi kastedilir; bu mânasıyla inâyet esasen müheymin, rezzâk, hafîz ve mukīt gibi ilâhî isimlerde mündemiçtir.
Fakat (İşi kadere bırakmamalı) denmez. Kader, Allahü teâlânın ezeli ilmi ile, kulların yapacakları şeyleri bilmesidir. Allahü teâlânın ilmine kimse müdahale edemez. (İşi Allah'a kaldı) sözü de hoş değildir.
Özellikle insanların rahata kavuşması için Allah'ın yapmış olduğu doğaüstü bağış ya da yardım biçiminde anlamı üzerinden çok fazla kullanılmaktadır. Bu durum doğal olarak Allah'tan yardım istemek gibi bunu inayet kelimesi üzerinden değerlendirmek şeklinde de ifade edilmektedir.
Hıyanet, TDK sözlük anlamına göre, kötülük etme, kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme ya da hainlik, karşı davranma, ihanet anlamına gelir.
Genel olarak iyilik ve lutufta bulunmak, bir işi en güzel şekilde yapmak, Allah'a ihlâsla kulluk etmek anlamlarında kullanılan bir terim.
Bu konudaki görüşler de şöylece sıralanabilir: 1. Allah'ın zâtî ilminden ibaret olan kader değişmez, fiilî ilminden ibaret olan kader ise değişebilir, bu da levh-i mahfûzda veya meleklerin ellerinde bulunan sayfalarda insanların işledikleri amellere göre vuku bulan değişikliktir.
İnsan, kaderinin ne olduğunu bilmemektedir. Dolayısıyla insana düşen Allah'ın verdiği akıl, irade ve imkânlar çerçevesinde görevini en iyi şekilde yapma şevki ve gayreti içinde olmasıdır. Allah, ezelî ilmiyle herşeyi bildiği için O'nun ilminde ise bir değişiklik olmaz.
Özetle, “evlilik kader değil, kişinin kendi tercihleri sonucu oluşan birikimlerin toplam neticesidir.” Evliliğe “kader” diyerek toplumda “kaderciliği/cebriyeciliği” yaygınlaştırmak, insanları yanlış bilgilendirmek, kulların sorumluluğunu rafa kaldırmak ve Yüce Allah'ı yanlış tanıtmak çok büyük bir vebaldir.
TDK üzerinden bakıldığında İnayet kelimesi, 'iyilik, kayra, yardım ve lütuf' anlamlarına gelmektedir. Bu anlamları üzerinden Türkçede yaygın kullanılan sözcükler arasında yer alıyor.
Özellikle insanların rahata kavuşması için Allah'ın yapmış olduğu doğaüstü bağış ya da yardım biçiminde anlamı üzerinden çok fazla kullanılmaktadır. Bu durum doğal olarak Allah'tan yardım istemek gibi bunu inayet kelimesi üzerinden değerlendirmek şeklinde de ifade edilmektedir.
İnayet, eşyanın faydalı ve hikmetli yaratılması demektir ki, eşyanın faydalı ve hikmetli olabilmesi de intizam ve sisteme bakar. Mesela gözün güzel manzaraları görmesi bir inayettir.