Ekspresyonist veya dışavurumcu mimarlık, modern mimarlık akımlarından biridir. Almanya'da I. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan Ekspresyonist mimarlık, 1930'a kadar varlığını sürdürmüştür. Çok kesin ve çizgileri belirlenmiş bir üsluba sahip değildir.
Dışa vurumcu sanatın amacı, sanatçının duyguları ve iç dünyasını renk, çizgi, düzlem ve kütle aracılığıyla dışa vurmasıdır. Bu duyguları daha iyi yansıtabilmek için sanatçı geleneksel kuralların dışına çıkarak gerçeğin biçimini bozma yöntemini kullanır ve sanatçının öznel duygularına dayanmaktadır.
Soyut dışavurumculuk (soyut ekspresyonizm) veya eleştirmen Clement Greenberg'in tabiriyle resimsel soyutlama, 1940'ların ortalarında New York'ta ortaya çıkan, ressamların gerçek nesnelerin temsiline yer vermeden kendilerini sadece renk ve şekillerle ifade ettikleri bir tür soyut sanattır.
Türkçede, “dışavurumculuk” anlamına gelen ekspresyonizm, XX. yüzyılda Almanya'da doğmuş bir sanat ve edebiyat akımıdır. Empresyonizme tepki olarak doğmuştur. Gerçekliğe dayanan empresyonizme karşı, ekspresyonizmde öznenin iç dünyası sanatçının nesnesi olur.
Varlığın olduğu gibi anlatılması yerine, sanatkârın iç dünyasının dışa vurumunu öne çıkaran, 1910'da Almanya'da ortaya çıkan, I. Dünya Savaşı yıllarında gelişen ve 1920'lerin ortalarına kadar etkisini gösteren bir akımdır.
Bu akımda göze çarpan abartılar ve biçim bozmalar, anlatımın en önemli özelliği olan dinamizmi, yaşamsallığı ve yalınlığı vurgular. Kişisel yaklaşımlarla ekspresyonist anlayışa dahil olan iki sanatçımız, Fikret Mualla ve Aliye Berger'dir. Fikret Mualla, Ekspresyonizm ve Fovizm kanşımı bir anlatımla gündeme gelir.
empresyonistler iç dünya'da hissedileni, ekspresyonistler ise dış dünya'da görülenlerin saf halini, iç gözlem yöntemiyle anlatılmak istenilen şeyi anlatır. gerçek görülen değil sanatçının yarattığıdır. ayrıca ekspresyonistlerde sanatta fayda anlayışı da hakimdir. fakat asla toplumcu değillerdir.
dışavurumculuk, şiddetli, fırtınalı ve tanımsız duyguları vurgulamasıyla, abartma, karikatürleştirme, çarpıtma ve soyutlama tekniklerinden yararlanmasıyla bir tür “yeni romantizm” olarak da değerlendirilir. dostoyevski, kafka, beckett ve brecth'in romanları bu üslubun örneklerindendir.
Ekspresyonizm ile canlanan ve 1920- 1930 yılları arasında gelişen Dışavurumcu Sinema fantastik öğelere yönelmesi, şiddet dolu bir evren yaratması ve çılgınca bir şiirsellik taşımasıyla dikkati çeker. Akım, özellikle Almanya'da etkili olur.
19. Yüzyıl sonlarına doğru Almanya'da ortaya çıkan Dışavurumculuk akımı, Soyut Dışavurumculuğun alt yapısını oluşturan ve tarihsel açıdan hem Avrupa hem de Amerika'dan beslenen ilk sanat akımı özelliğindedir.
Hangi
R. Keane hangi takımlarda oynadı
Gs ljubljana hangi kanalda
Silivri Devlet Hastanesi hangi semtte
Izmir Agora Avm hangi durak
Hangi su yerli malı
Kaymakamlık hangi bakanlığa bağlı
1900 yılı Hangi yüzyıl
Karadağ hangi alfabeyi kullanıyor
21 haziran 23 eylül kuzey yarım kürede hangi mevsim yaşanır
Pirinç pilavına hangi sebzeler konur