eski türkçede umarım kelimesinin kökü, um- "beklemek, yalvararak istemek" anlamına gelmektedir.
istemsizce inşallah ama düşünerek konuşurken umarım. umarım farsça, inşallah arapça kökenlidir. umarım ummaktan doğru istemek anlamına gelirken, inşallah "ben istiyorum, allah da istesin de olsun bu istediğim şey" der gibidir.
Ummak ise aynı TDK sözlüğünce "Bir şeyin olmasını istemek, beklemek" veya "Sanmak, tahmin etmek" olarak tanımlanmıştır.
umarsız - Nişanyan Sözlük. Eski Türkçe um- “beklemek, yalvararak istemek” fiilinden evrilmiştir. Türkiye Türkçesi um- fiilinden Yeni Türkçe +()r ekiyle türetilmiştir. Daha fazla bilgi için um- maddesine bakınız.
umarım ile beraber bir takım oluşturarak inşallah deyişine seküler bir alternatif getiren sözcük. herhangi bir sebepten ötürü "inşallah" lafını tercih etmeyen kişi, ortamda bulunan diğer kişilerin de paylaştığı bir dileğini dile getirirken umarım diye lafa başlarsa kulağa bencilce gelebilir. işte bu durumda "umarız..." ...
eski türkçede umarım kelimesinin kökü, um- "beklemek, yalvararak istemek" anlamına gelmektedir.
Yani dua ettiğiniz zaman kesinlikle isteyin, Allah (CC) dilerse demeyin." ◼ Yani o zaman "amin inşallah" denilmemesi gerekiyor. ???? "Yok, amin denilir sadece. İnşallah denilmemesi lazım çünkü haşa Allah'ın (CC) bizim duamızı kabul edip etmeyeceğinde şüphemiz yok.
umut etmek, dilemek.
kelime anlamı olarak izlemek,tanık olmak anlamına gelir.
Yani bilinçaltına yerleşmiş olan bazı düşüncelerin, kalıpların istenilen yönde değiştirilmesini sağlayan hareket biçimleri olarak da tarif edilebilir. Günlük hayattan örnek vermek gerekirse, küçük çocuklara verilen eğitimin önemli bir kısmının telkin yoluyla gerçekleştiği söylenebilir.