Ervah kelimesi ruh ya da ruhlar anlamına gelmektedir. Ezel kelimesi ise geçmiş şeklinde ifade edilir. Ancak buradaki geçmişten kasıt ilk ve ilk önce anlamıdır. Böylece Ervah-ı Ezel kelime grubu ise, 'Cisimler yaratılmadan önce, sadece ruhların olduğu dönem' biçiminde ifade edilmektedir.
Ervah-ı ezel ne demek? Ervah, ruhlar demek; ezel ise başlangıcı belli olmayan zaman, veya öncesizlik anlamını taşıyor. Ervah-ı ezel ruhların en ilk yaratıldığı zaman anlamına geliyor. Diğer bir ifadeyle, ervah-ı ezel, kalu bela oluyor.
Allah tarafından korunan, muhafaza altına alınmış levha demektir. Dolayısıyla, ervah-ı ezelden levh-i kalemden ifadesi ruhların ilk yaratıldığı, Rablerine söz verdikleri ve bu sözleriyle birlikte kaderlerinin yazılıp muhafaza altına alındığı anı nitelemek için kullanılıyor.
Serdar Tuncer'in muhteşem sesinden Aşık Sümmani'nin ünlü eseri "Ervahı Ezelde" - YouTube.
Ervah kelimesinin TDK'daki sözlük anlamı ruhlar demektir. Bu kelime dilimizde pek çok cümle içinde kullanılıyor. Arapça kökenli olan bu kelime, dilimizde uzun yıllardır kullanılıyor. Ervah, ruhlarla ilgili bazı şeyleri anlatmak için kullanılan bir sözcüktür.
Ezel TDK kelime anlamı hakkında detayları sizler için derledik. TDK üzerinden bakıldığı zaman Ezel kelimesi, 'başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik. ' şeklinde anlatılmaktadır. Herhangi bir zaman kavramını teşkil etmeyen ve başı ya da sonu olmayan bir anlatım üzerinden değerlendirilmektedir.
Ervah: Rûhlar, canlar, hayatın cevherleri anlamına gelir.
Bunların birincisi âlem-i ervâh, ikincisi ana rahmi, üçüncüsü dünya hayatı, dördüncüsü berzah ve kabir âlemi, beşincisi ise âhiret ve onun neticesi olan Cennet veya Cehennem'deki ebedî hayattır.
aşık sümmani'nin yazdılar şiirinden bir dize. iki anlama gelir, insanoğlu gamdan uzak değildir ya da insanoğlu gamla doludur. bu anlamları hali kelimesinin anlamına bakarak söylemek mümkündür. hali: tenha, boş, sahipsiz, ıssız anlamlarına gelir. şiir ervah-ı ezelde diye bestelenmiştir.
üzerine insan kaderinin, olmuş ve olacakların yazılı olduğuna inanılan tanrısal levhayı; levh-i mahfuzu yazan kalem.
Sümmânî, 1861 yılında Erzurum ili, Narman ilçesi Samikale köyünde doğmuştur. Sümmânî'nin gerçek adı Hüseyin'dir. Kasımoğullarından Hasan'ın en büyük çocuğudur.