Klasik Karagöz oyunları dört bölümden oluşur. 1.Mukaddime (Giriş) Oyundan önce perdenin ortasına konan göstermelik, nâreke (kamıştan yapılmış bir çeşit düdük) zırıltısı ve tef velvelesi ile kaldırılır. Göstermelik oyun hakkında fikir veren bir tasvir olabileceği gibi oyun ile ilgisiz bir tasvir de olabilir.
Karagöz oyunu XVII. yüzyıldan itibaren büyük gelişim ve değişim gösterir. Yapısal olarak yeni bir biçime bürünen oyun; Öndeyiş (Mukaddime-Prolog), Muhavere (Söyleşi-Diyalog), Oyun (Fasıl), Bitiş (Final-Epilog) olarak dört bölümden oluşur.
Karagöz oyunu dört bölümden oluşmaktadır. Hacivat'ın semai söyleyerek perdeye geldiği, perde gazelini okuduktan sonra Karagöz'ü çağırdığı ve Karagöz'le Hacivat'ın kavga ettikleri giriş bölümüne “mukaddime” (başlangıç) denir.
Karagöz ve Hacivat, taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına kurgusal, hayali denir. Yardımcıları çırak, yardak, dayrezen, sandıkkardır.
Kesin bir bilgi olmamakla birlikte, Hacivat ve Karagöz'ün Orhan Gazi döneminde Bursa Ulu Cami inşaatında çalıştıkları ve nükteli konuşmalarından dolayı diğer çalışanları etraflarına toplayarak inşaatın aksamasına neden oldukları rivayet edilir. Bu tavırları onlara pahalıya mal olur ve padişah fermanıyla idam edilirler.
Muhavere (Söyleşme): Bu bölüm Kavuklu ile Pişekâr'ın birbirleriyle tanıdık çıktıkları tanışma konuşmasıyla başlar. Kavuklu ile Pişekâr'ın birbirinin sözlerini ters anlamaları bir gülmece oluşturur ki buna arzbâr denir. Arzbârdan sonra tekerleme başlar.
Kelime Anlamı: Fasıl kelimesi, bir hikaye, şarkı veya performansın bölümlerinden her birini ifade eder. Özellikle müzikte birkaç parçanın ardışık olarak çalındığı veya söylendiği bölümleri tanımlamak için kullanılır.
Karagöz oynatan sanatçıya hayali denilmektedir.
Mukaddime bir kitabın asıl metninden önceki yazısı, önsözü anlamına gelir.
Karagöz'ün kulakları duymuyor ve sürekli Hacivat'ı yanlış anlıyor. Bu yüzden ikisi arasında komik ve eğlenceli diyaloglar yaşanıyor.