Kur'ân-ı Kerîm'e göre Hz. İbrâhim'in babasının adı. Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm'ın müştereken kabul ettiği büyük peygamber.
İbrahim'in babasının adı, Terah olarak geçmektedir. Soy ağacı ise (Abram b. Terah b. Nahor b.
Hz. İbrâhim Kitâb-ı Mukaddes'te Terah'ın oğlu, İbrânîler'in atası, inananların babası ve Allah'ın dostu olarak takdim edilmektedir (Tekvîn, 11/26; Galatyalılar'a Mektup, 3/7-9; Yakub'un Mektubu, 2/23).
Mâriye'nin Hz. Peygamber'in oğlu İbrahim'in annesi olması onun ümmü veled statüsüyle azat olmasını sağlamıştır. Onun bu durumu anne olan câriyenin kölelikten azat edilmesi yönünde bir örnek teşkil etmiştir. Mâriye, Hz.
Sâre kelimesinin aslı İbrânîce Sârâh'tır. Tevrat'a göre adı önceleri Saray iken (Tekvîn, 11/29), Hz. İbrâhim'in Abram olan adının, Tanrı tarafından Abraham olarak değiştirilmesi gibi daha sonra Sarah olarak değiştirilmiştir (Tekvîn, 17/15).
El Halil (Rûdaw) - Batı Şeria'daki El Halil kenti. Filistinliler kente El Halil, Yahudiler ise Hebron diyor. Filistinliler için şehrin adı, Müslümanlar tarafından Allah'ın dostu İbrahim veya İbrahim Halil olarak bilinen Hz. İbrahim'in adından geliyor.
İbrahim Aleyhisselam'ın Kabe'yi inşa ederken kullanmış olduğu taş üzerinde mucizevi bir şekilde ayak izleri çıkmıştır. Uzun yıllardır muhafaza edilen bu taş cam bir fanusun içinde bulunmaktadır. İzdihama neden olmadan tavaf esnasında burada dua etmek çok sevaptır.
Yani ibrahimin babası Azeri kurandaki adı ile ele alırsak, Azeri Türküdür. Gerçek adı ile ele alırsak adı Türüktür. Yine ibrahim UR şehrinde doğdu, arabistan doğumlu değildir. UR, türklerin türk ismini almadan önceki ulus adıdır.
İbn Hazm'a göre ilk defa Arapça konuşan kişi Hz. İsmâil, ilk İbrânîce konuşan kişi Hz. İshak, ilk Süryânîce konuşan kişi de Hz. İbrâhim'dir, bu sebeple Süryânîce hem Arapça hem de İbrânîce'nin aslını oluşturmaktadır (el-İḥkâm, I, 30-31).
Peygamber'in soyu yirmi birinci kuşaktan atası olan Adnan vasıtasıyla Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'e dayanmaktadır.