1 Kasım 1922'den itibaren artık saltanatın olmadığı ülke, meclis hükûmeti tarafından yönetilmekteydi. Bu hükûmet sisteminde her bakan meclis tarafından seçildiğinden uyumsuz kişilerin bir araya geldiği hükûmet biçimine yol açmaktaydı; ayrıca her bir bakanlık için uzun süren tartışmalar yaşanmaktaydı.
Millî Mücadele Dönemi'ndeki, olağanüstü şartların bir ürünü olan meclis hükümeti sistemi de artık işlemez olmuştu. Bu sistemde, Bakanlar Kurulunun her üyesi için ayrı ayrı oylama yapılırdı. Bu durum ise hükümet kurulmasını zorlaştırıyordu. 25 Ekim 1923'te hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı.
28 Ekim 1962 tarihli mektuplar ve ABD'nin Küba'ya uygulanan ablukayı kaldırmasıyla bunalım atlatılmıştır. Kruşçev'in füzeleri sökme kararı, NATO'da da rahatlama yaşanmasına neden oldu.
· Millet egemenliğinin gerçekleştirilmesini sağlamak. · Saltanatın kaldırılmasından sonra ortaya çıkan devlet başkanlığı sorununu çözümlemek. · Yeni Türk Devleti'nin rejimini belirlemek ve bu konudaki tartışmalara son vermek. · Yeni Türk Devleti'ni çağdaş medeniyetler düzeyine çıkarmak.
Günler kısalmaya, havalar serinlemeye, yapraklar dökülmeye başladıysa kışın habercisi sonbahar geldi çattı demektir. Deniz, kum, güneş ile özdeşleşmiş yaz sezonunun sonu yaklaştıkça; sonbahar esintilerine kapılan kimi bireylerde sonbahar bunalımı olarak bilinen mevsimsel bir anksiyete hali yaşanır.
Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi.
Hükûmet bunalımı
1 Kasım 1922'den itibaren artık saltanatın olmadığı ülke, meclis hükûmeti tarafından yönetilmekteydi. Bu hükûmet sisteminde her bakan meclis tarafından seçildiğinden uyumsuz kişilerin bir araya geldiği hükûmet biçimine yol açmaktaydı; ayrıca her bir bakanlık için uzun süren tartışmalar yaşanmaktaydı.
Atatürk bir an durur, elini masanın üzerine koyar ve: "Deyiniz ki, bu tarihten silinmek istenilen bir milletin öcüdür…" Atatürk'ün cumhuriyet ilanı için 29 Ekim tarihini seçmesinin özel nedeni bu cümlelerden de anlaşılıyor.
Mustafa Kemal Paşanın Cumhurbaşkanı seçilmesi devlet başkanı sorununu ortadan kaldırmıştır. Meclis Hükümeti sistemi terk edilip Kabine sistemine geçilmiştir. Böylece hükümet politikalarının daha uzun ömürlü olması sağlanmıştır. Yürütme işlerinin daha hızlı yapılması sağlanmıştır.
Muvazaa amacıyla kurulan partinin, İzmir Mitinginden sonra irtica yanlısı bir harekete dönüşmeye başladığı suçlaması üzerine, kendi isteği ve Atatürk'ün talimatıyla 17 Kasım 1930'da partisini feshetti.