Devrimcilik Atatürk'ün ifadesiyle, “Türk milletini son yüzyıllarda geri bırakmış olan kurumlan yıkarak yerlerine, milletin en yüksek uygar gereklere göre ilerlemesini sağlayacak yeni kurumları koymuş olmaktır.”16 Bu nedenle Atatürkçülüğün devrim anlayışı, eskiyi, kötüyü, çirkini yıkıp yerine yeniyi, iyiyi ve güzeli ...
Devrimcilik (inkılapçılık), Türk ulusunun çağdaşlaşması yolunda yapılan Atatürk Devrimleri'nin benimsenmesi, geliştirilmesi ve her türlü tehlikelere karşı korunmasıdır.
Direnişçi-devrimci "baskı altındaki topluluk, toplum veya halkların bu baskıya karşı koyarak mevcut sistemi yıkma ve bunun yerine yeni bir sistem yaratma çabası" olarak tanımlanmaktadır.
Daha belirgin bir anlamda ilgili toplumun içinde bulunduğu çağın gereklerini göz ardı etmeksizin, geçmişten gelen tarihsel, kültürel ve uygar birikimlerini kaybetmeden, kısaca öz dinamiklerinin değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunan politik bir görüştür.
Atatürk'ün dinî inancı hakkında farklı kaynaklar, farklı çıkarımlarda bulunmuştur. Bazı kaynaklar Müslüman olduğunu iddia ederken, bazı kaynaklar deist veya ateist ya da agnostik olduğunu iddia etmektedir.
Oklardan en uzun olanı diğerlerinden farklı olarak çentiklidir. 1927'de cumhuriyetçilik, halkçılık, laiklik ve milliyetçilik olarak tanımlanan dört ilkeye, 10-18 Mayıs 1931 tarihlerindeki üçüncü parti kurultayında devletçilik ve inkılapçılık ilkeleri eklenerek "altı ilke" kavramı benimsenmiştir.
Bazı Rus tarihçilere göre Ekim Devrimi tüm dünya tarihi üzerinde etkisi olmuş, insanlık tarihindeki en büyük olaylardan biridir.
Türkiye Devrimci Komünist Partisi (kısaca TDKP), Türkiye'de faaliyet gösteren yasa dışı siyasi partidir. Parti 2 Şubat 1980'de İzmir'de toplanan I. (Kuruluş) Kongresi'yle Halkın Kurtuluşu hareketinin partileşmesi sonucu kurulmuştur.
Devrimci sosyalizm, reformizmle, özellikle de sosyal demokrasinin reformist kanadıyla ve sosyalizme yönelik diğer evrimci yaklaşımlarla karşılaştırılmaktadır. Devrimci sosyalizm, kapitalizmin ekonomik ve sosyal sorunlarını siyasi reform yoluyla kademeli olarak iyileştirmeyi amaçlayan toplumsal hareketlere karşıdır.
Dinî, sosyal ve ekonomik muhafazakârlık birlikte hareket etmediği gibi sadece sağ akım siyasi partiler için öncelik taşımaz. Avrupa kıtasında dinî ve sosyal muhafazakârlar sağ akım içinde yer alırken ekonomik muhafazakârlar, liberal ve sol eğilim göstermektedir.