CMK m.135/5'de, şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi için mobil telefonun yerinin tespiti tedbiri de öngörülmüştür. Bu tespit işlemi ile iletişimin tespiti farklı olup, mobil telefonun yerinin tespiti işlemi en çok 2 ay için yapılabilir ve ancak bir ay daha uzatılabilir.
Savcılık veya Hakim Kararı Şartı: Şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla yaptığı iletişimin denetlenmesi tedbiri, soruşturma aşamasında hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında davaya bakan mahkemenin kararı ile uygulanır.
Türk Ceza Kanunu'nun 135.maddesinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi ve 136.maddesinde ise verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma ve ele geçirme suçları düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere iletişimin denetlenmesi tedbiri, kural olarak CMK'nın 135. maddesi gereğince sadece şüpheli ya da sanık açısından mümkündür. Şüpheli ya da sanık dışında herhangi bir kimsenin telefonlarının dinlenmesi mümkün değildir.
2937 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Teşkilat Başkanı veya yardımcısının yazılı emriyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim tespit edilebilir, dinlenebilir, sinyal bilgileri değerlendirilebilir, kayda alınabilir.
Katalog suçlardan birini işleyen sanığın tutuklanması için hakimin tutuklanma nedenlerini araştırarak tutuklama kararı vermesi gerekmez. Zira kişi katalog suçlardan birini işlediğinde direkt olarak tutuklama nedenleri var sayılacağından tutuklama emri direkt verilir. Ancak bu bir karinedir.
Konuşmalar şüpheli veya sanık ile müdafi arasında ve suç dolayısıyla ise, avukatın bürosu, konutu ve yerleşim yerlerindeki telefon, faks, bilgisayar gibi telekomünikasyon araçları dinlenemez. Kanun maddesi, müdafi ile şüpheli veya sanık arasındaki haberleşmelerin dinlenmesini yasaklamıştır.
Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hâkimyukarıdaki sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere uzatılmasına karar verebilir. Böylelikle örgütlü suçlarda en fazla 6 aylık bir dinleme süresi bulunmaktadır.
Telefon İle Alınan Ses Kayıtlarının Delil Niteliği
Aksi takdirde alınan kayıt kanıt niteliği barındırmaz. Telefon görüşmesi esnasında alınan ses kaydından karşı tarafın bilgisi ve rızası var ise alınan ses kaydı hukuka uygundur ve mahkemede delil olarak kullanılabilir.
Mobil cihazlar üzerinde yapılan adli inceleme ve analiz normal şartlar altında 2 ile 15 gün arasında sonuçlanır. Ancak acil durumlarda savcıların özel istek ve beyanıyla bu süre kısalabilir.