“Rabbim, sana şükürler olsun, denizi önemsemedim, denize düştüm, kulun Aziz Mahmut Hüdayi'nin duasına mazhar oldum ve kurtuldum. Rabbim bütün darda kalanları koru ve kurtar. Sen Rahimsin, Sen Kerimsin. Sana hamdolsun, şükürler olsun!”
Kapının üzerinde bir satır halinde, dört mısralı mermer bir kitâbe vardır ki, şudur: Bu meşhed mecma'-ı ervâh-ı ecsâd-ı Hudâyî'dir Edeble gir azîzim türbe-i pâk-ı Hüdâyî'dir Dilâ tahsîl idem dirsen eğer zevk-i İlâhî'den Nasîbini alır elbet giren bâb-ı Hüdâyî'den Talik hat ile yazılan bu kitâbenin altında tarih yoktur.
''Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri buyurmuş! Kim ömründe bir kere benim kabrimi ziyaret ederse denizde boğulmasın, yangında yanmasın, depremde ölmesin!'' Şimdi Hazret'in bu tavsiyesini duyan Üsküdar'daki türbeye koşuyor. Biz de Üsküdar'daki türbeye gidip, işin aslını astarını araştırdık.
Aziz Mahmud Hüdayi (1541, Şereflikoçhisar - 1628, İstanbul), Anadolu'da yetişen velîlerden olup, Halvetiyye tarikatının kolu, Celvetiyye tarikatının kurucusudur.
Tasavvuf ehli Aziz Mahmud Hüdâi Hazretleri'ni ziyaret ederken şu özel duayı edebilirsiniz : “Ya Rabbi! Kıyamete kadar bizim yolumuzda bulunanlar, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip ruhumuza Fatiha okuyanlar bizimdir.
Mescidin banisi, Alevî-Bektâşî ve Türkmen kökenli olan Aziz Mahmud Hüdayi, külliyenin bahçesindeki türbesi ve Bektâşî Türkmen tekkesi medfundur.
bir kolu olan Celvetîye'nin kurucusudur. Bugün Üsküdar'da bulunan türbesi, halkın teveccüh ettiği ve kutsal saydığı mekânlardandır. İstanbul'da bulunan ve ziyaret ritüeline sahne olan merkezlerden biridir.
İlköğrenimini Şereflikoçhisar'da alan Hüdâyî, daha sonra İstanbul'a gitmiş ve tahsiline Ayasofya Medresesinde devam etmiştir. Bir defa okuduğunu zihninde tutabilen çok zeki bir talebe olarak, hocalarından Nâzır-zâde Ramazan Efendi'nin dikkatini çekmiş ve onun muîdi olmuştur.
PAZARTESİ KAPALI TÜRBELER
Mahmud, Fatih Sultan Mehmed ve Sultan Ahmed Türbeleri 22:00'a kadar ziyarete açık olup, bayramlarda gün içerisinde ziyarete açıktır.
Azîz Mahmûd Hüdâyî bir asra yaklaşan ömründe (948/1543-1038/1628) sekiz pâdişâhın devrini idrak etmiştir. Bu pâdişâhlar şunlardır: Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed, I.
Hayatı Aziz Mahmud Hüdâyî, 948/1541'de Ankara/Şereflikoçhisar'da doğdu. Sivrihisar'da başladığı eğitimini Küçükayasofya Medresesi'nde tamamladı. Ardından hocası Nâzırzâde Ramazan Efendi'nin (ö. 1576) muîdi oldu.
Osmanlı devri İstanbul velîlerinin büyüklerindendir. diyerek kendisi de ifâde eder. Koçhisar'da doğmuş, çocukluğu Sivrihisar'da geçmiştir.
Nedir
Karbonhidratların görevleri nedir
3 Conditional Nedir
Badal nedir
Glob nedir göz
Kazan Bey'in oğlu Uruz'un tutsak olması konusu nedir
Grizu patlaması nedir nasıl olur
Bakara suresi 261 ayette anlatılmak istenen nedir
Yığma karkas yapı nedir
Çevirmeli telefon numarası nedir
120S kumaş nedir
Kamel nedir
Oksijenin donma noktası nedir
Ev iye nedir
15 ile bölünebilme kuralı nedir
Takım çalışması nedir kısaca
4 bir yanı su ile çevrili kara parçası nedir
Sorcerer nedir
Ağrı bandı nedir
Brit nedir giyim
Biyomühendislik bölümü nedir
Kromatit nedir kısaca 10 sınıf
Dhy nedir
Şems'in 40 gün kuralı nedir
Deri rugan nedir
Strateji nedir örnek
Gümüşhane'nin kökeni nedir
Genetik bölümü nedir
Alüminyum kütle numarası nedir
Ayrıntılı tam teşbih nedir
Sermaye Piyasası Kurulu görevi nedir
Öğretmen olmanın amacı nedir
Cefaks Nedir
Kanserde progresyon nedir
En eski cami nedir
Gerekçe açıklamak nedir
Toprak düzenleyici nedir
Kayın ok ve yayı sembol olarak kullanılmasının sebebi nedir
3 sınıf sayı değeri nedir
Capsair Nedir
Demokrasi endeksi puanı nedir