Sözü pişirip diyenin anlamı nedir? Sözü olgunlaştırarak söylemektir, yani yerli yerinde kullanmak, en uygun zamanda, en uygun sözü söylemek demektir.
Yunus, bu beyitte şunu demek istiyor: Söz söylenmeden önce düşünülüp tartılmalıdır. Böyle olursa söyleyen kişi yalan yanlış konuşmaz, başkalarını kıracak, incitecek bir şey de söylemez. Söylediklerinden dolayı mahcup olmaz, yüzü kızarıp bozarmaz, dolayısıy- la yüzü ak olur.
Od: Ateş.Pişirgil: Pişirmek, sözü pişirmek demek, hemen aklına gelince sarf etmemek önemlidir ve sözü olgunlaştırıp söyleyenin işi denk düşer.
aslı yunus emre'nin şu dörtlüğüdür. uydurmalığına rağmen aynı zamanda taşıdığı imkanlarla taşı gediğine koymak, ötesinde söylenecek söz bırakmamak manasını da içerir..
Türk - İslam kültüründe ''cennet'' anlamına gelen birçok sözcük ve kalıplaşmış ifade vardır. O sözcüklerden biri olan ''uçmağ'', özellikle Karacaoğlan ve Yunus Emre gibi halk ozanlarının yazdığı şiirlerde sıklıkla kullanılır. Uçmağa Varmak ifadesi ise ölmek ve ahiret yurduna kavuşmak manasına gelir.
Yunus Emre tarih boyunca sevgi ve aşk şairi olarak tanınmıştır. Şiirlerinde en çok sevgi ve aşkı dile getirmiştir. Bütün varlıkların Yaratıcısının bir olması hasebiyle Yaratan'dan ötürü tüm varlıkları sevmemizi istemiştir. Ona göre Allah aşktır, O'ndan meydana gelen varlıkların özlerinde de aşk vardır.
Yunus Emre, Türk edebiyatının önemli şairlerinden biri olmasının yanı sıra, ahlaki değerler, insanlık, sevgi ve hoşgörü gibi konuları derinlemesine işlediği için ahlak anlayışıyla da öne çıkmıştır. Onun şiirleri, evrensel ahlaki ilkeleri ve insan ilişkilerinde önemli olan değerleri öğretici bir nitelik taşır.
Hiç kuşkusuz, Yunus Emre denince akla ilk gelenlerden biri Türkçedir. Baş- kaca söylersek Türkçe ve Yunus birbi- rinin hatırlatıcısı, hatta tamamlayıcısı olan iki kelimedir. Pek çok söyleşide yazarın sözü getirdiği noktalardan biri de şairin dil icrası ve Türkçeyi kullan- madaki başarısı olmuştur.
Türkçenin tarihî metin ve sözlükleri, kelecinin Eski Türkçeden günümüze değin yolculuğunun hiç kesilmediğini, hemen bütün tarihî Türk lehçelerinde çoğunlukla “söz, laf, konuşma, hikâye” gibi yakın anlamlarda kullanıldığını ortaya koymaktadır.
sıf. Zehirli: “Ağulu aş.” birl. i. Salyangoz, mayıs böceği, tırtıl gibi ekinlere zararlı böcekleri yiyen ve pek çok çeşidi bulunan, parlak renkli büyük böcek.