1. Sanki, güya, sözüm ona: Sözde Türkçe bilmiyordu (Ömer Seyfeddin). 2. sıf. Lâyık olmadığı bir mevki ve sıfata lâyıkmış gibi görünen veya kabul edilen: “Sözde yazar.” “Sözde başkan.”
Güftan söylemek, ifade etmek anlamına gelirken güya kelimesi sözde demektir. Genellikle gerçekte olmayıp öyle var sayılan şeyleri belirtmek için bu kelime kullanılır.
Yüklemi edilgen çatılı bir fiil olan cümlelerde, eylemden etkilenen ögeye sözde özne denir. Bu tür öznesi olan cümlelerde eylemin kim tarafından yapıldığı belirtilmez. Aşağıdaki örneklerde sözde özneler kalın yazılmıştır: Okulumuzun koridorları mavi renge boyandı.
Dil ile ifade edilen ya da yazılan tüm kelimelere söz denir. Yapım eki alan söz kelimesinden birçok yeni sözcük türetilmiştir. Örneğin kelimelerin alfabetik sıraya göre dizildiği ve anlamlarının açıklandığı kitapçıklara sözlük denir. Söz kesmek ise, yüzük takan çiftlerin evlilik yolunda attıkları ilk adımdır.
Sözde kalmak DEYİMİ AÇIKLAMASI
Yapılması kararlaştırılmış bir iş gerçekleşmemek.
Verilen sözü yerine getirmek (ahde vefa), erdemli insanda bulunması en önemli vasıflardan biridir. İnsana toplum içerisinde saygın bir yer kazandıran; olumlu tavır ve davranışlarıdır.
Söz, kadın ve erkek ilişkilerinde evliliğe giden ilk adımın adıdır. Söz halk arasında ailelerin tanışması ve ilişkinin adının konulması olarak da bilinmektedir. Söz merasiminde aileler tanışır ve aile büyükleri arasında yüzük takılır. Söz günü kız istemeye giden aile çiçek, çikolata ve yüzüklerini alıp giderler.
(birinin) hışmına uğramak DEYİMİ AÇIKLAMASI
birinden zulüm görmek.
Türkçede öznesiz cümle olmaz dolayısıyla bütün sözde özneler gerçekte nesnedir. Gerçekte nesne olan özneye sözde özne denilmektedir. Gerçek özne cümledeki işi yapar ve kim ne soruları sayesinde bulunur.
Sözde özne ise, cümlede eylemi gerçekleştiren belli değildir, yapılan işten etkilenen unsur 'sözde özne' olarak kabul edilir. Yine yükleme 'kim' ve 'ne' soruları sorularak bulunur.