Sözlükte nisbet “yakınlık, iki şey arasındaki ilişki, bir niceliğin veya sayının diğerine göre olan durumu” gibi anlamlara gelmektedir.
Bazı kaynaklarda ''nispet'' olarak kullanılan nisbet kelimesi, dilimize Arapçadan geçmiştir. Mukayese edilen iki varlığın nicel ve nitel olarak birbirleriyle olan uyumuna nispet denir. Bu kelimenin ''nispi'' ve ''nispeten'' şeklindeki kullanımı da yaygındır.
1. İki şeyin veya parça ile bütünün nitelik veya nicelik bakımından birbirine göre olan durumu, oran. 2. Ölçü, derece: Zîra Türk askerinde bir nisbet-i hârikulâdeye peyveste olmuş fazîletler vardır (Cenap Şahâbeddin).
1. Kıyaslanacak olursa, göre, oranla: Nâmus, iffet hep birdir. Bu kelimelerdeki kutsiyet hanımla hizmetçiye nispeten tehâlüf etmez (Hüseyin R. Gürpınar).
[1] Birisini kızdırmak için ona gösteriş yapmak.
Sözlükte nisbet “yakınlık, iki şey arasındaki ilişki, bir niceliğin veya sayının diğerine göre olan durumu” gibi anlamlara gelmektedir.
Erotizm, kelimesi Eski Yunan mitolojisindeki aşk tanrısı Eros'tan türetilmiştir. Geniş anlamda hem farklı iki cinsten bireylerin cinsel yakınlaşmalarındaki hem de tüm insanlar arası dostluk ve sevgi şeklindeki aşkın görünümlerini kapsar. Ama bu sözcük zaman içinde anlam daralmasına uğramıştır.
Arapça nsb kökünden gelen nisba(t) نِسبة “ilgili olma, uyma, orantılı olma; ilgi, oran” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça nasaba نَسَبَ “ilgili ve ilişkili idi, uydu, uyumlu idi” fiilinin fiˁla(t) vezninde masdarıdır. "Misilleme, öç" anlamı Türkçe halk diline özgüdür.
Sözlük anlamı “bağlılık, ilgi” demek olan nispet kelimesi terim olarak bir dil bilgisi ögesidir, çok fonksiyonel bir ektir. Arapça ve Farsça isimlerden, bağlandığı isimle ilgili sıfatlar yapmaya yarayan9 bu ek, memleket, şehir, aile ve millet isimlerine gelerek, şahısları onlara nispet eden sıfatlar teşkil eder.
Nisbe veya nisbet, karabet, yani yakınlık demektir. Irkî nisbeler, tavsif ettikleri isimlerin sıfatlarıdır. kabile gayreti ve asabiyeti açısından ırkını öğünme vesilesi edinmesi ise mahzurludur. İslam tarihinin sonraki dönemlerinde kabile ve ırk nisbeleri devam etmiştir.