Bir yeri istila eden, yönetimi altına alan (kimse, devlet, ordu vb.)
Müstevli Kelimesinin Güncel TDK Sözlük Anlamı Ne Demektir? Cevap: Bir Yeri İstila Eden, Yönetimi Altına Alan (Kimse, Devlet, Ordu Vb.)
Arapça hdy kökünden gelen muhtadi مهتدٍ “doğru yola yönelen” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça hadā هَدَا “yol gösterdi” fiilinin muftaˁil vezninde VIII. etken fiil sıfatıdır. Daha fazla bilgi için ihtida maddesine bakınız. "İslam dinine dönen" anlamı, İslam dininin doğru bir yol olduğu varsayımına dayanır.
Anlamı en çok merak edilen ve araştırılan sözcüklerden biri olan "müstecip" kira karşılığında bir yeri tutan kimse, kiracı anlamında kullanılmakta olan bir kelimedir. Yani bu kelimenin anlamı kiracıdır.
İslâm devletlerinde malî işlerle ilgili divanın başkanı ve ona bağlı bazı memurlar için kullanılan bir terim. Sözlükte “hakkın ödenmesini isteyen kimse” anlamındaki müstevfî kelimesi, terim olarak devletin malî işleriyle ilgili divanın başkanını ve buna bağlı memurları ifade eder.
Müstear ad, kişinin belli bir çevrede veya faaliyette gerçek kimliğini gizlemek amacıy- la seçip kullandığı addır. Buna, “ nam-ı müstear”, “mahlâs” veya “takma ad” da denilmekte- dir1. Nam-ı müstear edebiyatçılar tarafından sıkça kullanılmıştır.
[1] İslâm devletlerinde maliyeden sorumlu devlet görevlisi.
✏ Namüsait ne demek? ???? Elverişli veya uygun olmayan. Dilimize Arapçadan geçen müsait kelimesinin Farsça olumsuzluk ekiyle türetilmesi sonucu oluşmuştur. Arapçada yardım eden manasındaki müsait kelimesi, uygun ve elverişli manasını Türkçede edinmiştir.
Bu makalenin konusu menfaatin kişiselliğidir. Menfaatin kişiselliği, idari işlemin kişiyi doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemesi anlamına gelir. Kişisellik niteliğine kesin sınırlar koymak mümkün değildir. Her bir dava konusu açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
Allah'a nisbet edildiğinde “kulunun günahını örtüp kusurunu bağışlaması” anlamına gelir (Lisânü'l-ʿArab, “ġfr” md.). Râgıb el-İsfahânî, Allah'a izâfe edilen mağfireti kulunu azap görmekten koruması şeklinde yorumlamıştır. Aynı kökten gelen istiğfâr “kişinin kusurunun bağışlanmasını Allah'tan talep etmesi” demektir.