Kanaat, verilene razı olmak ve elde olanla yetinmek demektir.
karar vermek, karara varmak, bu boyle biline demek... ayrica ogretmenler tarafindan ogrencilere verilir. muhakeme yoluyla bir şeyin şöyle ya da böyle olabileceğine dair bir inanışa sahip hale gelmek.
Elindekine razı olma, azla yetinme anlamında ahlâk terimi.
Doğru kullanımı kanaat getirmek şeklinde olmalıdır.
Bu durumda kanaatkâr kişi; başkalarına muhtaç duruma düşmeyen, yiyecekte, içecekte giyimde, barınmada asgarî miktarla yetinen ve dünya metaına kalbinde yer vermeyen kimsedir.
Yine Türkçe Sözlük'teki biçimiyle tamah, 'açgözlü- lük' ve tamah etmek de 'aç gözlü davranmak; çok beğenip istemek' (Türkçe Söz- lük 2005: 1896) anlamlarındadır.
Kanaatkârlık, razı olmak manasındadır. Dini manada kanaat, Allah'ın verdiğine razı olmak anlamına gelir. Bu bakımdan Mümin'in çok önemli bir vasfıdır. Cenab-ı Hakk'ın kendisine verdiğine razı olmak anlamına gelen bir kelime.
Gerek Danıştay'a intikal eden ihtilaflar sonucu verilen kararlarda gerekse Gelir İdaremizin uygulamalarında; alacaktan vazgeçildiğini gösteren ve inandırıcı olan anlaşmalar ve benzeri belgeler kanaat verici belge olarak kabul edilmektedir.
Kanaat Gibi Devlet Olmaz Atasözünün TDK Anlamı Ne Demek? Cevap: elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez.
Kanaat; elinde bulunana râzı olma, daha fazlasını istememe hâlidir. İnsan için bu güzel haslet, tükenmeyen bereketli bir hazinedir.