Kamaşmak kelimesinin anlamı diş, dil ya da damak uyuşması olarak bilinir. Ayrıca kamaşmak aşırı ışıktan ya da beğenilen bir durumdan bakamamak anlamına da gelir.
cümle içinde kullanalım: "güzelliğiniz karşısında gözlerim kamaştı." gözlerin önünü göremez hale gelecek kadar parlak ve heybetli alete veya benzeri birşeye maruz kalması. güzellik karşısında neye uğradığını şaşırınca kullanılan söz.
Sıcak, soğuk, şeker veya ekşi yiyecek-içecekler ağza alındığında dişlerde ani bir tepki ve sızlama oluşur; ağrı-sızı başlar. Bu diş sızlaması keskin, ani ve derindir (bu durum halk arasında diş kamaşması olarak da adlandırılır).
Topluluklarda doğaüstü güçlerle iletişime geçtiğine inanılan din büyüğü.
Gözde ışık çakması, en sık retinanın mekanik olarak uyarılmasından kaynaklanır. Bu, vitreus sıvısının retinadan ayrılması, retina yırtılması veya retina kanaması gibi durumlarda olabilir. Bu durumlarda baş ağrısı da görülebilir. Gözde ışık çakması ve baş ağrısının birlikte görüldüğü en yaygın durum migrendir.
1. Sevinmek, haz duymak, memnun olmak: Oğlumun at seğirtiş, kılıç salış, ok atışın göreyim, sevineyim, kıvanayım (Dede Korkut). 2. Övünmek, güvenmek, iftihar etmek: Zihî devletlü ata zihî ana / Ki senin gibi oğulla kıvana (Şehnâme Terc. – T. S.).
Eylem. [2] bir niteliğiyle hayran bırakmak.
Deyim. [1] Alımlı, çekici. [2] Güzelliğiyle dikkati ve ilgiyi üzerine çeken güzellik.
Deyimler cümle içerisinde kullanıldığı gibi günlük hayatta da oldukça tercih edilir. Gözü (gözleri) kamaşmak deyimi de Türkçede yaygın olan deyimlerden birisi olarak öne çıkar.
Halk arasında diş kamaşması olarak adlandırılan hassasiyet, dişlerde keskin ve derin bir duygu uyandırır. En fazla hassasiyet, en çok diş eti çekilmelerinde açığa çıkan kök yüzeylerinden kaynaklanır.