anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı, bön.
Dilimizdeki karşılığı da şaşkın, ussuz, dengesiz ve anlayışsızdır. Dilimizin en eski sözlüklerinden birisi olan Şemsettin Sami'nin Kâmûs-I Türkî'sinde 69 sayfasında sözcüğün aynı kökten geldiğine işaret edilmekte ve anlamı akılsız, budala, kalın kafalı ve bön olarak açıklanmaktadır.
Baş ve kafa kelimeleri eş anlamlı kelimeler olmaktadır.
i. Ahmaklık, bönlük, alıklık, aptallık, belâhat: Bilir iken kimseye gelmez bu dünyâdan vefâ / Katı eblehlik değil mi ana gönül bağlamak (Kānûnî Sultan Süleyman – Ş. A.D.).
Kafa şeklinin yanlış kafa pozisyonu nedeni ile (sıklıkla sürekli tek tarafa yatırma) bozulması Pozisyonel plagiosefali (yamuk kafatası - düz kafatası - yassı kafatası ya da asimetrik kafatası diye de bilinir) bir bebeğin kafasının göze batacak şekilde asimetrik görünüm geliştirdiği bir durumdur.
Eski kafalı DEYİMİ AÇIKLAMASI
Yeniliğe açık olmayan, yaşayış ve düşünce itibariyle eskiye bağlı.
Karşı tarafa doğrudan ''salak'', ''ahmak'' gibi olumsuz sıfatların yüklenmesi sövme fiilini oluşturur. Suçun huzurda işlenmiş sayılması için mağdurun herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan doğrudan görmüş, işitmiş olması gerekmektedir.
“... Bazı bilginler şöyle demişlerdir: Ahmak sekiz hasletle tanınır: Sebepsiz yere öfkelenmek, meşru olmayan yere bağışta bulunmak, faydasız konuşmak, herkese güvenmek, sır tutmamak, dost-düşman ayıramamak, aklına geleni konuşmak ve kendisini insanların en akıllısı sanmak...”
Aklı hiç olmayana deli denir. Aklı olup da aklını kullanmayana veya kullanamayana ahmak denir. Ahmak, aklı az, görüşü kısa, basiretsiz, kötü huylu kimsedir.
Türkçe'nin en eski kelimelerinden biri olan “baş”, Eski Türkçe döneminden günümüze kadar Türkçe'nin bütün lehçelerinde ve şivelerinde kullanılmaktadır. Arapça “kafa”, Farsça “ser” kelimeleri, “baş” kelimesinin eş anlamlısı olarak Türkçede kullanılmaktadır.