Deyim. [1] Bir işe çok heves etmek. Bir işten çok keyif almak, çok sevinmek.
Deyim, dil biliminde, kavramları, durumları hoşa giden bir anlatımla ya da özel bir yapı veya söz dizimi içinde belirten ve çoğunlukla gerçek anlamlarından ayrı anlamlara gelen sözcüklerden oluşan kalıplaşmış sözcük topluluğu ya da cümledir.
çok tehlikeli bir işe atılmak, girişmek.
Deyim. [1] İşe yaramayacak duruma getirmek, iyice eskitmek.
Cevap: bir kimse, başkalarına bol bol yaptığı yardımı kendi yakınlarına yapmaz.
son ana kadar hicbir seyden emin olmamak gerekliligini belirten atasozu. artik ata binmis nikahi kiyilmaya giden gelinin bile evlenecek olmasinin kesin olmadigi anlamini tasir.
Atasözü geçmişten günümüze gelen, uzun deneyimlerden yararlanarak kısa ve özlü öğütler veren, toplum tarafından benimsenerek ortak olarak kullanılan kalıplaşmış sözlerdir. Türkçede "sav" ve "irsal-i mesel, darb-ı mesel" olarak da adlandırılır.
- Zengin kaşınmış, fukara zannetmiş, para verecek. - Ölüler de zanneder ki, diriler her gün helva yiyir. - Uyursun sabaha galır, ölürsün ellere galır. - İgidim (kocam) igid olsun da, yerim çalı dibi olsun.
Bin dereden su getirmek deyimi sıklıkla ne yapılırsa yapılsın ne vaat edilirse edilsin fayda etmeyeceğini, işe yaramayacağını anlatmak amacı ile söylenilen bir deyimdir. Olumsuz olarak çok dolambaçlı gerekçeler öne sürmek, oyalamak için türlü nedenler göstermek anlamına gelen bir deyim olarak kullanılmaktadır.
Kulağına küpe olmak deyiminin anlamını TDK sözlüğünden bulmak mümkündür. Kulağına küpe olmak deyiminin anlamı aşağıda açıklanmıştır. - Başına gelen bir işten veya gördüğü ve yaşadığı olaylardan ders almak ve unutmamaktır.