Türk Dil Kurumu üzerinden bakıldığı zaman ahfad kelimesi, 'torunlar' anlamı ile değerlendirilir. Bu anlam aynı zamanda farklı bir kelimenin çoğulu olarak öne çıkar. Yani (hafid) torun anlamı üzerinden çoğaltılmış bir kelime olduğunu ifade etmek mümkün.
Osmanlı Türkçesi احفاد (ahfâd) sözcüğünden alıntıdır. Bu Osmanlı Türkçesi sözcük ise Arapça حَفِيد (ḥafīd, “torun”) sözcüğünün çoğulu olan أَحْفَاد (ʾaḥfād) sözcüğünden alıntıdır.
Dilimize Osmanlı'dan miras kalan ahfad kelimesi, afad gibi telaffuzlara maruz kalsa da doğru yazılışı ve telaffuzu 'ahfad' şeklindedir.
Hadis anlamında kullanılan bir terim. Sözlükte “bir şeyin artığı; kılıç darbesi” gibi anlamlara gelen eser kelimesinin çoğulu âsâr ve usûrdur. Aynı kökten türeyen Kur'an'daki esâre kelimesi de (el-Ahkāf 46/4) “bilgi artığı” demektir. Hadis ilminde ise haber ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır.
Ahvaz kelime olarak bölgede yaşayan halkın adı olan Hûz (Hûzî) kelimesinin Arap dili kaidelerine göre yapılmış çoğul şeklidir. Şehir, Hz. Ömer devrinde uzun süren bir muhasaradan sonra fethedildi (19/640 veya 21/641-42).
1. Gelirler, îratlar: “Avâid-i vakıf.” “Avâid-i şehriyye: Aylık gelir.”
Nigehban; bakıcı, gözcü, bekçi demektir. Farsça nigah “bakış” sözcüğü ve ban ekinin birleşmesinden türemiştir. Şairin, “Telaşlı bir kalabalığın ortasında ayaküstü konuşuyoruz.
Tahıl vb. ürünlerin korunduğu, saklandığı veya depolandığı, genellikle silindir biçiminde ambar; sarpın.
Ortak şekilde her iki anlamda karşı tarafı göstermektedir. Yani bir rakibi ya da bir düşmana işaret eder. Ancak özellikle hasım kelimesi düşman ifadesi ile daha fazla tercih edilmektedir. ''Hasmım bugün İstanbul'a gelmiş.''
Ahval Nedir TDK:
Olaylar, durumlar, haller, vaziyetler ve davranışlar olarak ifade edilir.