Ahvaz kelime olarak bölgede yaşayan halkın adı olan Hûz (Hûzî) kelimesinin Arap dili kaidelerine göre yapılmış çoğul şeklidir. Şehir, Hz. Ömer devrinde uzun süren bir muhasaradan sonra fethedildi (19/640 veya 21/641-42).
İran'daki önemli petrol rezervlerinin bulunduğu Ahvaz, ülkenin ticaret merkezlerinden biri. Köklü bir tarihi olan şehir, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu kültürlerin miraslarını korumayı başarmış.
Türk Dil Kurumu üzerinden bakıldığı zaman ahfad kelimesi, 'torunlar' anlamı ile değerlendirilir.
Ahuzar kelimesinin anlamı; inlemek, ah etmek, ahlayıp vahlamak, ah çekmek, sızlanmak veya dert yanmak olarak tanımlanır.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden alınan yazıda (TOBB), Tahran Ticaret Müşavirliği'nin yazısına atfen; İran'da bulunan 31 eyaletin (Ostan) tamamı için Tebriz ve Urumiye Ticaret Ataşelikleri'nin de katkılarıyla, Ostan (İran Eyaleti) Tanıtım Kartları oluşturulduğu bildirilmektedir.
Osmanlı Türkçesi احفاد (ahfâd) sözcüğünden alıntıdır. Bu Osmanlı Türkçesi sözcük ise Arapça حَفِيد (ḥafīd, “torun”) sözcüğünün çoğulu olan أَحْفَاد (ʾaḥfād) sözcüğünden alıntıdır.
Nigehban; bakıcı, gözcü, bekçi demektir. Farsça nigah “bakış” sözcüğü ve ban ekinin birleşmesinden türemiştir. Şairin, “Telaşlı bir kalabalığın ortasında ayaküstü konuşuyoruz.
Arapça mwc kökünden gelen mawc موج “dalga” sözcüğünden türetilmiştir. 19. yy sonlarında Arapça mevc sözcüğünden türetilmiş Yeni Osmanlıca fizik terimidir. Son yıllarda şaşırtıcı bir şekilde geri geldiği görülüyor. Mevce: Sada ve elektrik ve hararetin intişar dairelerinin herbiri.
Umay, (veya Umai; Eski Türkçe: ????????????; Kazakça: Ұмай ана, Umay ana; Rusça: Ума́й / Ымай, Umáj / Ymaj, Türkçe: Umay (Ana)) Türk mitolojisinde ve Tengrizimde doğurganlık tanrıçasıdır ve bu nedenle kadınlar, anneler ve çocuklar ile ilgilidir. Umay, diğer çeşitli dinlerinde bulunan toprak ana tanrıçalarına benzer.
Bu Osmanlı Türkçesi sözcük Arapça أَخْرَس (ʾaḫras, “dilsiz”) sözcüğünden alıntıdır. Bu Arapça sözcük خ ر س (ḫ r s) kökünden türemiştir.