Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi denir. Her resul, nebidir; fakat her nebi resul değildir. Peygamber Fars'çadır, resul veya nebi anlamında kullanılır.
Kendisinden önceki rasûlün şeriatına îmân eden mü'minler topluluğuna dînlerini öğretmek ve onlar arasında hüküm vermek için gönderilen kimse ise, Nebîdir. Bu sebeple İsrailoğullarının nebîleri (peygamberleri), Musa -aleyhisselâm-'a indirilen Tevrât ile hüküm veriyorlardı.
Anlamı da “haber getiren, tebliğ eden” demektir. 47 Aynı zamanda nebî, hem fâil hem de mef‟ûl mânasında kullanılan bir kavramdır.
Kendisine kitap gönderilen tüm peygamberlere resul denir. Nebi ise kendinden önceki peygamberlerin getirmiş olduğu dini tebliğ eden peygamberlere denir. Peygamberimiz Hz. Muhammed hem resul hem de nebidir.
Nebîlik makam, resûllük görevdir. Resûl, kendinden bir şey katmadan sözü ulaştırmakla görevli kişidir. Ulemanın çoğuna göre resûl, yeni bir kitap ve yeni bir şeriatla gönderilen, nebî ise önceki resûlün kitabını ve şeriatını, onun ümmetine tebliğle görevli olan zattır.
Nebi, Allah'tan mesaj alan ve bu mesajı insanlara haber veren anlamına gelir ve İslam inancına göre Allah'tan mesaj alan ve bu mesajı haber verenlerin sonuncusu (Hâtemü'l-Enbiyâ) Muhammed'dir. Resul ise, mesajı hiçbir şekilde değiştirmeden; eklemeden ve çıkarmadan, olduğu gibi bir başkasına aktaran kişidir.
"(Bakara 2/187) ayetinde bildirilmektedir. Vahyi alma yani nebilik görevi son peygamber Hz. Muhammed ile bitmiştir, fakat bu resullük görevi kıyamete kadar devam edecektir.
Kur'an'da adı geçen peygamberlerin, vazife sırasına göre ilki Âdem, sonuncusu ise Muhammed'dir. Bu ikisi arasında, sayısı bazı hadis kaynaklarına dayandırılan, 124 bin veya 224 bin olan başka peygamberlerden de bahsedilir. Ancak bu peygamberlerden 25'inin ismi Kur'an'da yer almaktadır.