Amok, ait olduğu dildeki kelime anlamına bakıldığında gözü kara, cani, öldüren ve hiddetli gibi anlamlara denk gelir.
Amok hastalığı, kişinin yoğun strese maruz kalması, baskı ve travma sonucunda görülen, kontrolsüz bir biçimde şiddet hareketleri sergilemesine neden olan durumdur. Psikiyatrik hastalık olarak değerlendirilen amok hastalığı, ani ve sebepsiz öfke patlaması anlamını taşır.
Bu özel durum altında olan, ister silahla, ister bir araçla suç işleyen, toplu öldürme ya da yaralamalarda bulunan kişiler "amok koşucusu" tâbiriyle tarif edilmektedir.
Amok hastalığı, bireyin kontrolünü kaybederek aşırı şiddet eğilimleri gösterdiği bir psikolojik bozukluktur. Bu durum, genellikle kişinin önceden hiçbir şiddet eğilimi göstermemiş olmasına rağmen, aniden gelişir. Amok koşucusu olarak adlandırılan bireyler, bu dönemde yoğun bir öfke ve şiddet patlaması yaşarlar.
Amok hastalığı, kişinin ani bir şekilde şiddetli bir tür bilinç kaybı yaşayarak cinnet geçime durumuna geldiği psikiyatrik bir hastalıktır. Disosiyatif de denilen bu hastalık nadir görülür. İlk olarak 18.yüzyılda ilkel kabilelerde rastlanmıştır.
Amok, ait olduğu dildeki kelime anlamına bakıldığında gözü kara, cani, öldüren ve hiddetli gibi anlamlara denk gelir.
Aslen Leipzig'li olan hekim, çalıştığı hastanenin para kasasına el uzattığı için yedi yıl önce bir çeşit sürgünle Endonezya'da bir göreve gönderilmiştir. Kendisinden başka beyazın yaşamadığı bu ücra yerde zamanla alkole bağımlı, depresif bir ruh haline girer.
Psikoterapi (Konuşma Terapisi): Amok hastalığı tedavisinde psikoterapi, en yaygın ve etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Bu terapi, hastanın düşünce süreçlerini, davranışlarını ve duygusal durumunu anlamasına ve yönetmesine yardımcı olur.
Tutkulu yaşamların yazarı Zweig, bir başyapıt niteliğindeki öyküsüyle aynı adı taşıyan bu kitapta, yok etme arzusundan yok olma arzusuna savrulan yaşamları; kendi trajik sonlarına doğru ilerleyen, sonunda kendi mutsuz dünyalarında yitip giden insanların öykülerini anlatıyor.
Amok Kitap Açıklaması
“Amok”, çalıştığı hastanede yaptığı bir yolsuzluk nedeniyle Endonezya'ya sürgüne gönderilen Alman asıllı bir doktorun hikayesini konu alıyor. Uzun bir süre boyunca izbe ve kendisinden başka beyazın olmadığı bir yerde çalışan doktor, alkol ve depresyonun etkisiyle gitgide tükenmeye başlar.