Genelde antibiyotik kutularının üzerinde yer alan bu ifade ilacın sabah ve akşam (12 saat ara ile) kullanılması gerektiğini belirtir.
İlaç alınmadığı ilk hatırlandığı ve 12 saat veya hangi saat aralığı ile kullanacaksa tüm saatler uyabileceğimiz şekilde olan en yakın saatte yutulur. Örneğin öğlen 4 civarı hatırlarsak 12 saat sonra gece 4 uyku saatine denk geldiği için uygun değildir.
Her periyot; 12 (sıfırı gösterir), 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 sayılarından oluşur. 24 saatlik zaman döngüsü gece yarısı 12'de (genel kullanımı 12 a.m.) başlar, öğlen 12'yi geçer (genel kullanımı 12 p.m.) ve günün sonundaki gece yarısına kadar devam eder.
24 saatlik zaman, günün geceden geceye akışını belirleyen bir zamanın düzenidir ve 24 saate ayrılır. Gece yarısı 0'dan 24'e kadar olan saatlerle ifade edilir.
Bu saatin anlamı bazı insanlar için hayal kırıklığı niteliğinde olabilmektedir. Bu saatin anlamı "Kalbinde bulunan kişinin seni düşündüğün şekilde görmüyor" şeklinde karşımıza çıkmaktadır. 12.00 saatinin anlamı karşımıza "Kalbinde bulunan kişinin seni düşündüğün şekilde görmüyor" şeklinde çıkmaktadır.
Antibiyotik tam 12 saatte bir alınmazsa ne olur? Antibiyotik, enfeksiyona bağlı olarak hem 12 saatte bir hem de 24 saatte bir olacak şekilde kullanılır. Bunun kararını doktor verir ve iki şekilde de tüketimi söz konusudur. 12 saatte bir alınmayan antibiyotiğin sonuçları konusunda net cevap verilemez.
İlaçların nasıl, hangi dozda, hangi sıklıkta (günde 2 defa, 12 saat arayla), ne kadar süre (kaç gün) kullanılacağı ve hangi koşullarda saklanacağı hastaya tam olarak anlatılmalı ve hasta/hasta yakını tarafından eksiksiz olarak uygulanmalıdır.
Bir takvim günü, gece saat 24.00'dan (12.00 veya 00.00 olarak da adlandırılır) ertesi gece 24.00'a kadar olan saat dilimidir. Bununla birlikte 'gün' tabiri ile bazen, gündoğumundan ertesi gündoğumuna kadar olan zaman veya sadece gündüz kastedilir.
TID: (ter in die) Günde üç kez (8 saat arayla) kullanınız.
Bunu adım adım anlamaya çalışalım. 24 saatlik gün kavramı eski Mısırlılardan gelmektedir. Gölge saat gibi cihazlarla günü 10 saate bölmüşler ve sonra her bir uca (biri alacakaranlık için, diğeri gün sonunda) birer saat eklemişler.