Yazılış ve okunuşları aynı olan; ama anlamları birbirinden farklı olan sözcüklere eş sesli (sesteş) sözcükler denir.
Günümüzde de benzer anlamda kullanılan yağ kelimesinin anlamları şu şekildedir: Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde.
Hemen ücretsiz üye ol! Aç, alay, bin, ay, atlet, at, bel, boğaz, çay, cilt, bağ, diz, dil, dolu, ekmek, hayır, güç, koca, kazan, koy, ekmek, iç, in, pazar, ocak, soluk, satır, sağ, yaz, yat, yaş, yar, yüz, sıra.
Yağ, oda sıcaklığında yüksek viskoziteye sahip, yüksek miktarda karbon ve hidrojen içeren, suyla karışmayan ancak diğer yağlarla kolayca karışabilen maddelerdir. Yağlar yiyecek, yakıt, boya, makine sanayi dâhil birçok değişik amaçla kullanılırlar.
Yazılışları ve okunuşları aynı olsa bile anlamları farklı olan kelimeler eş sesli olarak bilinmektedir. Diğer bir ifade ile sesteş olarak da bilinmektedirler.
Yağma (Gasp) Suçu Nedir? (TCK 148-149)
Yağma suçu; failin, menkul bir malı faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit kullanmak suretiyle malın zilyedini bu malı kendisine teslim etmeye veya bulunduğu yerden alınmasına karşı koymamaya zorlaması ile oluşur. Bu nedenle, suçun konusu herhangi bir menkul maldır.
Yağ kimyasal olarak trigliserit adıyla bilinip gliserin ve üç yağ asidinden oluşan bir esterdir.
''Bugün bu içtiğim en güzel çaydır.'' ''Kadın çamaşırlarını Çayda yıkadı.'' Bu şekilde görüldüğü gibi eş sesli olarak iki farklı anlamı üzerinden çay kelimesi kullanılabilir.
Kelimenin fiil hali yağlamak şeklinde yazılır. Kar ve yağmurun, gökyüzünden yere düşmesine yağmak denir. Bu sözcük mecazen saçmak, bol bol dağıtmak manasında da kullanılır. 1- Daha sağlıklı beslenmek istiyorsan yemeklerini zeytinyağıyla pişirmelisin.
Türkçede anlamdaş sözcüklerden biri genellikle yabancı kökenlidir. kıymet-değer, cevap-yanıt, sene-yıl, medeniyet-uygarlık, imkân-olanak, acele-ivedi, zelzele-deprem, yoksul-fakir, misafir-konuk, sınav-imtihan, yöntem-metot, mesele-sorun, vasıta-araç, cihaz-aygıt, görev-vazife, düşünce-fikir.