İslâm devletlerinde, hükümdara verilen sultan denilen ünvan. Sultan tabiri, Müslüman hükümdarlarının özellikle Sünnî kısmına ait bir ünvandır. Sözcük, Arapçadan alınmış olup, iktidar sahibi demektir.
Türkçe karşılığı Sultan isminin, 'padişah, hükümdar' olarak geçmektedir.
sultanım teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı
(Osmanlı Dönemi) Allah.
Sözlükte “kandili tutuşturmak için kullanılan zeytinyağı” anlamındaki selît kelimesinden veya “karşı konulamayacak bir güce sahip olmak, mutlak üstünlük sağlamak” mânasına gelen selâta masdarından türeyen sultân kelimesi “hüccet, delil, kahr, kudret satvet ve bu sayılanlara sahip olan kimse” demektir.
Şehzade, Osmanlı Devleti'nde padişahın erkek çocuklarına verilen ünvandır. Aynı şekilde şehzadelerin de çocukları bu ünvanı alırlar ve kendi erkek çocuklarına da geçirirlerdi. Yani Osmanlı hanedanına mensup padişah dışındaki tüm erkekler bu ünvanı taşırlardı. Avrupa ülkelerinde kullanılan prens ünvanına karşılık gelir.
Osmanlılar'da padişah ve şehzade kızlarının kız çocukları için kullanılan unvan. İslâm dünyasında XI. yüzyıldan itibaren genellikle hükümdar için kullanılan unvan. Hükümdar çocukları için kullanılan bir terim.
Hem kız hem de erkek isminde kullanılan Sultan, Kur'an'da birçok ayette geçmektedir. Sevilen, beğenilen, baş tacı edilen.
İslâm dünyasında XI. yüzyıldan itibaren genellikle hükümdar için kullanılan unvan. Sözlükte “güç, kuvvet, otorite, iktidar” anlamında soyut bir kavram olan sultân (çoğulu selâtîn) Kur'ân-ı Kerîm'de “hüccet, mûcize, mutlak güç ve üstünlük” mânasında geçmekle birlikte (bk.
(ö. 922/1516 [?]) XVI. yüzyılda Bektaşîliği yeni baştan düzenleyip bilinen hüviyetine kavuşturan mutasavvıf. XIII. yüzyılda Kalenderîlik içinde teşekküle başlayıp XV. yüzyılın sonlarında Hacı Bektâş-ı Velî an'aneleri etrafında Anadolu'da ortaya çıkan bir tarikat.
XVIII. yüzyıla kadar padişah hanımlarını nitelemek için hatun dışında “haseki”, “sultan” ve nâdiren de “hanım” (Âkıle Hanım, Şeyhülislâm Hocazâde Esad Efendi'nin kızı ve II. Osman'ın hanımı) gibi unvanlar kullanılmıştır. III. Ahmed'den itibaren ise kadın veya kadınefendi unvanı yaygınlık kazanmaya başladı.