Saygı kazanmak ve özellikle de takdir görmek için insanlarda olması gereken özellikler arasındadır. Kendini övmeyen, yaptığı işi göz önünde yapmayan kişiler de alçak gönüllü kimselerdir. Olgun, kendine güveni olan ve kendini değerli gören insanlar alçak gönüllü olur.
İlk anlamı: Başarılarıyla ve iyi özellikleriyle övünmeyen, başkalarının da kendisini övmesinden hoşlanmayan, kibirsiz. İkinci anlamı: Büyüklük taslamayan, kendisiyle aynı seviye olmayan insanlara dahi eşit muamelede bulunan kimse. Türk İslam kültüründe alçak gönüllük her zaman övülen erdemlerin başında gelmiştir.
Kibre kapılmayıp, kendini olduğundan daha aşağı düzeyde sanma, başkalarından yüksek görmeme manasına gelmektedir. Bir kişinin tevazu sahibi olması, saygılı ve haddini bilen biri olması manasına da gelmektedir.
Birbirlerine zıt olan iki kelime, zıt anlamlı sözcükler olarak adlandırılıyor. Türkçe sözcüklerin arasında bulunan alçak kelimesinin zıt anlamlar kişilerce araştırılıyor. Yüksek kelimesi herkesin duyduğu sözcüklerden biridir. Alçak ve yüksek birbirine zıt olan kelimelerdir.
Aşağılık kompleksi, kişinin kendini başkalarından daha yetersiz ve değersiz hissetmesi durumudur. Bu yetersiz ve değersiz hissetme duygusu kişide kendisine karşı bir güvensizlik yaratır. Bununla birlikte özgüven eksikliği ve sürekli karşılaştırma gibi belirtileri, kişisel gelişim sürecini olumsuz etkileyebilir.
Alçakgönüllü insanlar kendilerinin herhangi birinden üstün olduğunu düşünmezler ve hayatta insanların dediği gibi en iyi şeylere ihtiyaçları yoktur. Herkesi aynı görürler ve başkalarına yardım etmek için kendilerinin çok iyi olduğunu düşünmezler. Ayakları yere basarlar ve yaşarlar.
Alçakgönüllü insanlar kendilerinin herhangi birinden üstün olduğunu düşünmezler ve hayatta insanların dediği gibi en iyi şeylere ihtiyaçları yoktur. Herkesi aynı görürler ve başkalarına yardım etmek için kendilerinin çok iyi olduğunu düşünmezler. Ayakları yere basarlar ve yaşarlar.
Alçakgönüllü insanlar kendilerinin herhangi birinden üstün olduğunu düşünmezler ve hayatta insanların dediği gibi en iyi şeylere ihtiyaçları yoktur. Herkesi aynı görürler ve başkalarına yardım etmek için kendilerinin çok iyi olduğunu düşünmezler. Ayakları yere basarlar ve yaşarlar.
: birinin yanlış yaptığını, aşırı gururlu davrandığını vb. gösteren bir şey yapmak veya söylemek. Kendini alçaltması ve onlardan af dilemesi gerekir.
: birinin yanlış yaptığını, aşırı gururlu davrandığını vb. gösteren bir şey yapmak veya söylemek. Kendini alçaltması ve onlardan af dilemesi gerekir.