Memduh Şevket Esendal, 1934 yılında Vakit gazetesinde tefrika edilen, daha sonra yine aynı yıl kitap olarak yayımlanan romanı Ayaşlı ile Kiracıları'nda yeni yapılmış bir apartmanın her bir odası ayrı ayrı kiraya verilen kısmında yaşayan insanları anlatır.
Pansiyon olarak kabul edilebilecek bu mekanda çok sayıda insan bir arada yaşamaktadır. Anlatıcı rolünü üstlenen banka memuru, rastlantı sonucunda taşındığı bu mekanda birlikte yaşadığı kişileri ve tanık olduğu olayları anı biçiminde anlatır.
her olayı ve karakteri gördüğü şekilde nesnel bir bakış açısı ile anlatır. Yazar olaylara karışmaz ve olayların dışında yer alır. Fakat Ayaşlı ve Kiracıları'nda anlatıcı birinci tekil şahıs "ben" anlatıcıdır. Yani anlatıcı da eserin kahramanlarından birisidir.
1942 CHP Roman Yarışması'nda ise beşincilik ödülünü alır. Ayaşlı ile Kiracıları romanı, Ayaşlı İbrahim Efendi'nin tek tek odalarını kiraya verdiği bir apartmanda geçer. Romandaki tarih ve yer; edebiyat otoritelerince, bürokratik kurumların varlığı nedeniyle otuzlu yılların Ankara'sı olarak kabul görür.
gürce: TS içinde yer almıyor: “Ayaşlı, ufacık, kara gözlü, gürce uzun kaşlı.” (s. 28) Anlamı 'gür gibi, güre benzer'dir.
Yazarın evrakları arasında bulunduktan sonra ilk defa 1983 yılında kitaplaştırılan Vassaf Bey'de, evli bir kadın ile genç bir kız arasındaki dostluk merkeze alınarak “evlilik”, “kadının sosyal hayattaki yeri” ve “aile” temaları ele alınır.
Memduh Şevket Esendal'ın Ayaşlı ve Kiracıları (1934) romanı, Cumhuriyet sonrası Ankara'sında bir apartman katının dokuz odasında oturanların günlük yaşamlarından ve birbirleriyle olan ilişkilerinden kesitler verir.
Metinde karşımıza çıkan olay, öncesi ve sonrasıyla kendi içinde art arda gerçekleşen ve birbirine bağlanan bazı küçük olaylardan oluşur. Birbirine bağlanan ve bir süreklilik yaratan bu durum, genellikle “zincir” sözcüğüyle ifade edilir. Bundan hareketle olay örgüsüne “olay zinciri” de denilmektedir.
İmparatorluktan ulus devlete geçiş sürecinin hem edebi hem de siyasi bir figürü olan Memduh Şevket'in iddiasız, gösterişsiz yer yer savruk ama bir o kadar canlı ve duru bir üslupla kaleme aldığı öykülerden oluşuyor Otlakçı.
Yazar ve eleştirmenler tarafından yapılan bir diğer değerlendirme de, Ayaşlı ile Kiracıları'nın bir roman olmadığı doğrultusundadır. Muzaffer Uyguner'in Esendal'la Page 20 12 yaptığı söyleşide, Esendal, Ayaşlı ile Kiracıları'nın bir roman değil, uzunca bir öykü olduğunu söyler (Uyguner, “Esendal'ın Ayaşlı...” 64).
Anlatıyor
Carmina Burana o Fortuna ne anlatıyor
Lady Bird ne anlatıyor
Eminem Stan şarkısı neyi anlatıyor
Not defteri dizisi ne anlatıyor
Aile Arasında filmi ne anlatıyor
Nerdesin be birader ne anlatıyor
1984 filmi ne anlatıyor
Değirmen filmi ne anlatıyor
10 cüz bize ne anlatıyor
Constantine ne anlatıyor
Fast and Furious ne anlatıyor
Postayla gelen deniz kabuğu ne anlatıyor
Karşı Pencere filmi ne anlatıyor
Barış Manço'nun Eğri Eğri Doğru Doğru şarkısı ne anlatıyor
Kardeşim için der'a ne anlatıyor
Açlık kitabı ne anlatıyor
12 Mart belgeseli neyi anlatıyor
Sıdıka dizisi neyi anlatıyor
Canım arkadaşım kitabı ne anlatıyor
Sonsuzluğun sonu ne anlatıyor
Anadolu notları neyi anlatıyor
Sidamara Lahdi ne anlatıyor
Mücadele suresi ne anlatıyor
Anna Karenina kitabı ne anlatıyor
The Room Next Door ne anlatıyor
Sınırsızlar Kulübü ne anlatıyor
Bakirenin aşığı neyi anlatıyor
Passengers filmi ne anlatıyor
Olağan üstü bir gece neyi anlatıyor
Good bye Lenin ne anlatıyor
Nebe 33 ne anlatıyor
Ay hırsızı neyi anlatıyor
Ayasofya'da bir gece ne anlatıyor
Pembe evin kaderi ne anlatıyor
Dengbêj neyi anlatıyor
Ayna şiiri ne anlatıyor
Valse Evgeny Grinko ne anlatıyor
Son Durak 5 ne anlatıyor
Evil dizisi ne anlatıyor
Guguk kuşu ne anlatıyor