Kırmızı renginin Türklerdeki yerini günlük hayatımızdan birçok örnekler verebiliriz. "Gayret kuşağı" denilen kırmızı kuşağın amacı, gelinin gittiği evde tembellik yapmamasına, gayretli olmasına, işten kaçmamasına yöneliktir. Bir amacı da gelini kötü ruhlardan korumasıdır.
Gelinin beline iki defa sarılıp, üçüncüde bağlanan kırmızı kuşağın bekaret ve gayreti temsil ettiği bilinmektedir ve bu sebepten dolayı bir diğer ismi ''gayret kuşağı”dır.
Kuşağın 3 kez bağlanmasının sebebi ise 3 rakamının dinimizde ifade ettiği kutsal anlam ve gelinin ailesine bağlı olmasıdır. Gelin kuşağının bir diğer anlamı "gayret kuşağı"dır. Bu adla anılmasının sebebi, gelinin gayretli ve kudretli olması, ailesine sonuna bakar bağlı olması içindir.
Balaman şu şekilde açıklar: “Ata binmeden önce baba, kızının beline kırmızı kuşak bağlar. Bu kuşağa 'gayret kuşağı' denir. Gayret kuşağının amacı, kızın gelin gittiği evde tembellik yapmamasına, gayretli olmasına, işten kaçmamasına yöneliktir.
Bu türk adetlerinde çok kullanılmamakla beraber dini olarak da iki kişi arasındaki uyum ve huzuru simgelemektedir. İslama göre bu kuşağın anlamını merak eden gelinlere ise, İslam'da kırmızı gelin kuşağının belirli bir dini anlamı olmadığını söyleyebiliriz.
Gelin duvağı tarihi Antik Yunan dönemine dayanır. O dönemde gelinlerin şeytani ruhlardan korunmak için kırmızı bir duvak taktıklarına inanılıyor. Bu inanışa göre kırmızı duvağı takan gelin hareket ettikçe alev gibi bir görünüme kavuşur ve kötü ruhları kaçırırdı.
orta anadolu'da, gelin ata binmeden önce baba, kızının beline kırmızı kuşak bağlar. bu kuşağa, “gayret kuşağı” denir.
Her bağlamada besmele çekilir ve toplamda 3 besmele söylenir. İlk bağlama da, Allah mesut etsin denir. İkinci bağlamada yine besmele çekilerek, Allah ayırmasın denir. Üçüncü bağlamada ise, besmele yine çekilir ve Allah yuvanızı bozmasın duası edilir.